İHH’dan sert tepki: İşgal  rejimi ve ABD bölgeden defolsun

İnsan Hak ve Hürriyetleri (İHH) İnsani Yardım Vakfı tarafından Siirt’te düzenlenen basın açıklamasında, işgal politikalarına ve bölgedeki askeri varlıklara tepki gösterildi.

İHH tarafından bugün ikindi namazı sonrası Halid Bin Velid Camii’nde gerçekleştirilen basın açıklamasında, işgalci rejiminin politikaları ile ABD’nin bölgedeki askeri varlığına karşı çıkıldığı ifade edildi. Açıklamada, bölge halklarının iradesini yok sayan her türlü askeri müdahalenin reddedildiği vurgulandı.

“Bölgemizdeki kirli senaryoları reddediyoruz”

Yapılan açıklamada, bölgede uzun yıllardır uygulandığı belirtilen politikaların halkların iradesini hedef aldığı ifade edilerek, şu ifadelere yer verildi:

“Bugün burada; işgalci İsrail ile işbirlikçisi ABD’nin bölgemizde yıllardır uyguladığı böl, parçala, yut senaryolarına ve askeri müdahale politikalarına karşı olduğumuzu bildirmek için bir araya geldik. Bizler, bölgemizde yürütülen kirli senaryoları reddediyoruz. Bölge halklarının iradesini yok sayan, sınırları kanla yeniden çizmeyi hedefleyen hiçbir askeri girişimi, işgali ya da saldırıyı kabul etmiyoruz.”

Gazze ablukasına dikkat çekildi

Açıklamada, Gazze’ye yönelik uzun süredir devam eden ablukanın insanlık dramına yol açtığı belirtilerek, bu ablukayı kırmaya yönelik girişimlerin sürdüğü kaydedildi.

“18 yılı aşkın süredir Gazze’ye uygulanan abluka bugüne dek defalarca, hem karadan hem denizden kırılmaya çalışıldı. Her seferinde de işgal rejiminin hukuksuz müdahalelerine maruz kaldı. Ancak bu mücadeleden vazgeçilmeyecek.” denilen açıklamada, Nisan ayında 100’den fazla gemiyle yola çıkacağı belirtilen “Özgürlük ve Sumud Filosu”nun yalnızca insani yardım değil, aynı zamanda direniş iradesini temsil edeceği ifade edildi.

Mescid-i Aksa’ya yönelik kısıtlamalara tepki

Açıklamada, Mescid-i Aksa’ya yönelik kısıtlamalara da değinilerek, kutsal mekanlara girişlerin engellenmesinin kabul edilemez olduğu belirtildi.

“İlk kıblemiz Mescid-i Aksa’nın ibadete kapatılması veya girişlerin zorlaştırılması, inanç özgürlüğüne yönelik bir ihlaldir. Kudüs’te yaşanan bu uygulamalar, bölgedeki barışa zarar vermektedir.” ifadeleri kullanıldı.

“Bölgenin zenginlikleri hedef alınıyor”

Açıklamada ayrıca, bölgedeki enerji kaynaklarının küresel güçler tarafından hedef alındığı savunularak, bu durumun halkların refahını olumsuz etkilediği kaydedildi.

Akdeniz’den Mezopotamya’ya uzanan enerji kaynaklarının sömürülmek istendiği belirtilen açıklamada, bölge halklarının kaynakları üzerindeki haklarının korunması gerektiği vurgulandı.

“Sessiz kalmak suça ortak olmaktır”

Gazze, Lübnan, Suriye ve İran’da yaşanan gelişmelerin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiği ifade edilen açıklamada, yaşananlara karşı sessiz kalınmaması çağrısı yapıldı.

Açıklamada, “Bugün Gazze’de, Lübnan’da, Suriye’de ve İran’da yaşananlar birbirinden bağımsız değildir. Bu zulme karşı sessiz kalmak, suça ortak olmaktır.” denildi.

Vatandaşlara yürüyüş çağrısı

Basın açıklamasında, kamuoyuna da çağrıda bulunularak, pazar günü düzenlenecek yürüyüşe katılım istendi.

Açıklamada, “Sivil toplum kuruluşları ve vicdan sahibi insanlar olarak; işgale, kutsallara yönelik saldırılara ve emperyalist sömürüye karşı tüm halkımızı pazar günü sokaklara inmeye davet ediyoruz. Öğle namazında Fatih Camii’nde bir araya gelerek Beyazıt Meydanı’na yürüyüş gerçekleştirilecektir.” ifadelerine yer verildi.

Açıklama, bölgedeki gelişmelere karşı duyarlılık çağrısıyla sona erdi.