Gazeteci-Yazar Ayhan Mergen yazdı: Uyuşturucu ve bahise dikkat

Bazı sorunlar yalnızca il ya da ülke sınırlarıyla sınırlı değildir; küresel ölçekte etkiler üretir. Sosyal medya, uyuşturucu, yasa dışı bahis ve kumar bu sorunların başında geliyor. Bugün hemen her ülkenin yöneticileri bu tehditlerle nasıl mücadele edileceğini tartışıyor.

Dünyadaki gelişmelerden uzun yıllar hak ettiği payı alamayan Siirt, ne yazık ki bu olumsuzluklardan da payını alıyor. Özellikle sosyal medya üzerinden yayılan denetimsiz içerikler ile uyuşturucu ve yasa dışı bahis, kentte ciddi bir toplumsal risk oluşturuyor. Bu risk, özellikle gençler açısından geleceği tehdit edecek boyutlara ulaşmış durumda.

Uyuşturucu kullanımı her geçen gün yayılıyor ve hedef kitlesinin yaşı giderek düşüyor. Uzmanların ve saha gözlemlerinin ortaya koyduğu tabloya göre, ülke genelinde olduğu gibi Siirt’te de maddeyle tanışma yaşı tehlikeli biçimde geriliyor. Bu durum, sadece bireyleri değil, aileleri ve toplumsal yapıyı da derinden sarsıyor.

Yasa dışı bahis ve kumar ise adeta sessiz bir felaket gibi ilerliyor. İnsanları borç batağına sürükleyen, suça ve intihara kadar uzanan sonuçlar doğuran bu illet; çocukları yetim, eşleri çaresiz, anne ve babaları tarifsiz bir acıya mahkûm ediyor. Son dönemde yaşanan bazı trajik olaylar, bu tehlikenin görmezden gelinemeyecek boyutlara ulaştığını gösteriyor.

Borçlarını ödeyebilmek için suça sürüklenen gençler, parçalanan aileler ve toplumsal huzuru zedeleyen olaylar, yasa dışı bahis ve kumarın ne denli yıkıcı sonuçlar doğurduğunu açıkça ortaya koyuyor. Geçtiğimiz günlerde yaşanan ve bir kamu lojmanında meydana gelen cinayet de bu zincirin acı halkalarından biri olarak hafızalara kazındı.

Bu olayın kısa sürede aydınlatılmasında emeği geçen ve soruşturmayı titizlikle yürüten emniyet teşkilatı mensuplarını takdirle anmak gerekir. Ancak şu gerçeği de unutmamak lazım: Uyuşturucu ve yasa dışı bahisle mücadele yalnızca güvenlik güçlerinin ya da ilgili kurumların sorumluluğu değildir.

Aileler, eğitimciler, sivil toplum kuruluşları ve toplumun tüm kesimleri bu mücadelede sorumluluk almak zorundadır. Aksi halde bedelini hep birlikte, çok daha ağır şekilde ödemek zorunda kalabiliriz.