Siirtli fotoğraf sanatçısı Seyithan Ene, yaşlı insanların yüzlerinde saklı hikâyeleri, sokakların değişen çehresini ve kentin kültürel zenginliklerini objektifiyle kayıt altına alarak geçmişin izlerini geleceğe taşımayı amaçlıyor.
Bir kentin hikâyesi yalnızca tarih kitaplarında, eski yapılarda ya da arşiv belgelerinde yaşamaz. Bazen yılların izini taşıyan bir yüz çizgisinde, bazen çocukluğun geçtiği bir sokakta, bazen de artık eskisi gibi yaşanmayan bir geleneğin son izlerinde saklıdır. Siirt’te fotoğraf çalışmaları yapan Seyithan Ene, objektifini tam da bu hikâyelere çeviriyor.
Kentin sokaklarını dolaşan, insanlarını ve günlük yaşamını fotoğraflayan Ene, Siirt’in yalnızca görünen yüzünü değil, zamanla unutulabilecek değerlerini de kayıt altına almayı hedefliyor. Özellikle yaşlı insanların yüzlerinde biriken yaşanmışlıklar, sokakların kendine özgü atmosferi ve kentin kültürel dokusu, çalışmalarının öne çıkan konuları arasında yer alıyor.

Her karede bir insanın, bir dönemin izleri var
Ene’nin fotoğraf çalışmalarında insan hikâyeleri önemli bir yer tutuyor. Yaşlı insanların yüzlerinde geçmişin izlerini, bakışlarında yılların birikimini ve günlük hayatın sıradan görünen anlarında yaşama dair ayrıntıları yakalamaya çalışan fotoğrafçı, objektifiyle kentin belleğini oluşturan parçaları bir araya getiriyor.
Onun kadrajında bir sokak yalnızca iki yapı arasındaki yol, yaşlı bir insan da yalnızca bir portre değil. Her ikisi de geçmişten bugüne uzanan bir hikâyenin taşıyıcısı. Bu yaklaşım, fotoğrafı anlık bir görüntü olmaktan çıkarıp bir kentin sosyal ve kültürel geçmişine ışık tutabilecek görsel bir kayda dönüştürüyor.
Değişen Siirt’in izlerini geleceğe taşıyor
Tarihi dokusu, gelenekleri ve kendine özgü yaşam kültürüyle öne çıkan Siirt, her geçen yıl değişen şehir yaşamının da izlerini taşıyor. Sokakların dönüşümü, kuşaklar arasındaki farklılıklar ve günlük yaşamın değişen alışkanlıkları, kentlerin geçmişle kurduğu bağı da yeniden şekillendiriyor.
Seyithan Ene’nin çalışmaları, bu değişim içinde insanları, mekânları ve kültürel değerleri fotoğraf karelerinde buluşturuyor. Fotoğraf sanatını geçmiş ile gelecek arasında bir köprü olarak gören Ene, çalışmalarının daha geniş kitlelere ulaşmasını ve Siirt’in kültürel hafızasına katkı sunmasını istiyor.
Bir kentin hafızasını korumak, yalnızca geçmişte kalan yapıları belgelemekle sınırlı değil. O kentte yaşayan insanları, onların hikâyelerini ve gündelik hayatın zamanla kaybolabilecek ayrıntılarını da geleceğe aktarmayı gerektiriyor. Ene’nin objektifini çevirdiği sokaklar ve yüzler, bu açıdan Siirt’in bugününe düşülen görsel notlar niteliği taşıyor












Leave a Reply