Toplumda güzel işler yapanların takdir, yanlış işler yapanların ise eleştirilmediği, hatta çoğu zaman cezalandırılmadığı bir gerçek var. Bu nedenle, örnek teşkil eden hemşerilerimizi tanıtmak, ilham verici hikâyelerini paylaşmak büyük önem taşıyor.
Bugün sizlere Siirt’ten böylesi bir başarı öyküsünü aktarmak istiyorum: Büyükbaş hayvan çiftliği sahibi Veysi Erkan.
Veysi Erkan, kendisinden önce tanıttığım Mat Triko Yönetim Kurulu Başkanı Sedat Mat ve Cahter Bal Yönetim Kurulu Başkanı Recep Ertaş gibi, İstanbul’da edindiği deneyimlerden sonra memleketine geri dönerek hem iş hem de sosyal sorumluluk anlamında örnek olan bir hemşerimiz.
İstanbul’da Bir Yıllık Deneyimden Sonra Memlekete Dönüş
1976 doğumlu olan Erkan, evli ve altı çocuk babası. 20 yaşına kadar baba mesleği olan tarım ve hayvancılıkla uğraştıktan sonra, hayatını İstanbul’da denemeye karar verdi. İstanbul yıllarında 15 yıl boyunca sebze-meyve ticaretinden tekstil ve turizm sektörlerine kadar pek çok alanda deneyim kazandı.
Ancak 2010 yılında memleket hasreti ağır bastı; anne ve babasına daha yakın olma, çocuklarına sağlıklı bir gelecek sağlama düşüncesiyle Siirt’e geri dönmeye karar verdi. Ve bu karar, onun hem kişisel hayatında hem de bölgesel ekonomide büyük bir dönüm noktası oldu.
Modern Hayvancılığın Öncüsü
Siirt’e dönüşüyle birlikte hayvancılığa tekrar başlayan Erkan, 2021 yılında işlerini büyüterek bugünkü çiftliğini kurdu. Şu anda çiftliğinde 350 büyükbaş hayvan bulunuyor ve bu hayvanların tamamı yabancı ırk. Erkan, kendisi ve altı çalışanıyla birlikte günde yaklaşık üç ton süt üretimi gerçekleştiriyor.
Çiftliğinin her köşesinde işinin başında olan Erkan, hayvanlarını adeta birer bebek gibi büyütüyor; beslenmelerinden sağlık kontrollerine kadar her detayı bizzat takip ediyor. Modern tesisleri ve titiz çalışmasıyla Siirt’in en örnek çiftliklerinden birini hayata geçirmiş durumda.
Hedefler Büyük, Azim Daha Büyük
Erkan’ın hedefleri de tıpkı çalışkanlığı gibi büyük. Öncelikli amacı, üretilen sütleri aracı olmadan doğrudan tüketiciye, yani Siirtli hemşerilerine ulaştırmak. Bir sonraki adımda ise bu sütlerden peynir, tereyağı, yoğurt ve ayran gibi ürünler üreterek ulusal çapta tanınan bir marka oluşturmak.
Azmi, disiplini ve işine olan tutkusu ile Veysi Erkan, sadece kendi ailesine değil, bölgesine de örnek oluyor. Onun hikayesi, memleketine dönüp kendi değerini ve becerisini toplum yararına kullanmak isteyen herkese ilham veriyor.
Bu başarı hikayesi, gösteriyor ki doğru vizyon, azim ve sevgiyle yapılan iş, sadece bireyi değil, çevresini de dönüştürebiliyor. Veysi Erkan gibi girişimciler, hem ekonomiye katkı sağlıyor hem de genç nesillere “başarı memlekette de mümkündür” mesajını veriyor.











